Coğrafi Yapı

I.Erkilet’in Yeri
Erkilet, İç Anadolu Bölgesi’nin sınırları içinde yer alan Kayseri vilayetine bağlı bir beldedir. Belde, güneyinde Kayseri İli, kuzeyinde Yemliha Barajı , doğusunda Kocasinan İlçesine bağlı Hasanarpa ve Elagöz Mahalleleri ile Kuşçu Kasabasına bağlı Boyacı ve Akin Mahalleleri , batısında Kocasinan İlçesine bağlı Oymaağaç , Molu Mahalleleri ve Mahzemin , Ebiç Kasabaları ile çevrili bir alanda kurulmuştur. Beldenin Kayseri İl merkezine uzaklığı 9 km’dir. Deniz seviyesinden yaklaşık 1100 m yükseklikte bulunan Erkilet’in yüzölçümü ise 300 km2 dir.

 

II. Yeryüzü Şekilleri
EğimlerErkilet Beldesi toprakları kuzeyden güneye Kayseri kentine doğru azalan eğimle uzanan bir yamaç üzerinde yer alır. En kuzeyde 1470 m. yüksekliğindeki belde arazisi, önce yüksek sonra adeta düz bir eğimle 1100 m. altına düşer. Karayolu istikameti ile en yüksek nokta olan Hıdrellez tepesini birleştiren bir çizgide topagrafik kesit incelenmiştir. B- lesit yardımıyla topografik yapıyı dört parçada incelemek mümkündür:
I.Parça Erkilet Plâtosu: Hıdrellez tepesinden kuzeye doğru çok geniş bir alanda yer alır. Hububat tarımı yapılan bu arazi, beldenin tarımsal hinterlandının temel öğesidir. Erkilet plâtosunun eğimi % 0-5 arasında olup düzdür.
II. Parça Bazalt Kayalık Arazi (Eski Kent): Bu parça Hıdrellez eteği 1450 m. den güneye doğru 1250 m. yüksekliğine kadar olan kesimdir. En belirgin özelliği % 25 eğimli oluşudur. Bu parçada, Hıdrellez tepesinden güneye doğru parçalanmış bazalt kayalıklar, daha sonra da eski kent dokusunun yer aldığı meskûn alan bulunur. Eski kent üstünde yer alan parçalanmış bazalt kayalıklar kesitten anlaşılacağı üzere kaya düşmesi afetini kolaylaştıran yüksek eğimli bir topografyaya sahiptir.
III. Parça Erkilet Bağları: 1250 m. civarında; eğim %25 değerinden % 15-25 civarına indiğinde meskûn olan yerini bağlara bırakmaktadır. Bağ ve bahçeler 1150 m. civarına kadar inmektedir.
IV. Parça Erkilet Ovası: Burası bağların bittiği noktada başlar. Eğim bu kesimde % 5-15, daha güneyde % 0-5 civarına iner. Ovanın genel ortalama yüksekliği 1100 m. dir. Ovalık kesim bu yüksekliği ile güneyindeki Kayseri kentinden yaklaşık 50 m. yüksektir. Erkilet ovasından dahi, Kayseri kent silueti açık havalarda kolaylıkla seçilebilir. Ovalık kesim Erkilet yeni kentinin oluştuğu ve oluşmaya devam ettiği kesimdir. Sınırını kuzeyde bağların, doğu ve batıda verimli tarımsal alanların çizdiği ova; güneyde büyük sanayi kuruluşları ile sınırlıdır.


III. İklimi

Araştırma sahasında İç Anadolu Bölgesi’nin karakteristiği karasal iklim özellikleri hakimdir. Bu iklimin genel çizgileri “yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı” olarak özetlenebilir.
Kayseri Meteoroloji İstasyonu’nun rasatlarından yararlanılarak sayısal bazı saptamalara gidilebilir. Erkilet’te yıllık ortalama sıcaklık 10,8 °C’dir. Ortalama yüksek sıcaklıklar incelendiğinde Ağustos (30,8 °C) ve Temmuz (30,6 °C) aylarının en sıcak aylar; ortalama düşük sıcaklıkları incelendiğinde, Ocak (- 6,8 °C) ve Şubat (- 5,3°C) aylarının en soğuk aylar olduğu görülür. Ortalama yüksek ve ortalama düşük sıcaklıklar arasındaki sıcaklık farkı büyüktür.
Yağışlar her mevsimde azdır, kış mevsiminde yağış çoğunlukla kar biçimindedir. Yıllık yağışlı gün ortalaması 87,5 gündür. Bu günlerin 32,5 gününde kar yağışı vardır. Yıllık ortalama yağış toplamı 366,1 mm. dir. En fazla yağış kış ve ilkbahar aylarındadır. En yağışlı ay Nisan (48,4 mm.) ayıdır. En sıcak aylar olan Temmuz ve Ağustos aylarında 7,3 mm. ve 7,0 mm. gibi çok düşük miktarlarda yağış kaydedilmektedir. En sıcak ayların kurak niteliği İç Anadolu Bölgesi ikliminin ayrıca özelliğidir.
Bölgede hakim rüzgar kuzeybatı yönlüdür. Ayrıca kuzeydoğudan esen poyraz, güney ve güneybatıdan esen lodos bölgeyi etkileyen rüzgarlardır. En şiddetli rüzgarlar güney ve güneybatı rüzgarlarıdır. Bölgede kuzey yönlü rüzgarların hakim olması, yazların kararlı (dengeli) seyrine sebep olur. Bu iklimin yapısını Erkilet özelinde incelediğimizde aşağıdaki saptamalara ulaşırız:
1-Kasaba yüksek tepelerin güneye bakan yamaçlarında kurulmuştur. Erkiletlilerin “güneşin geç battığı belde” dedikleri kasaba, güneye yönlü olmanın ısı yükselmesinde sağladığı avantaj yanında, kuzeyinin kapalı olması sayesinde hakim rüzgar olan kuzeybatı rüzgarlarından daha az etkilenmektedir.
2- Beldenin ova kısmındaki yeni yerleşim alanında da, kuzeyden gelen hakim rüzgar, meskûn alanın sırtını dayadığı yüksek tepelerin siperliğinden daha az etkili olacaktır.
3- Sıcaklığın mevsimler arasında büyük farklar oluşturması, meskûn alanın kuzeyindeki bazalt kayaların parçalanmasını kolaylaştırmakta ve kaya düşmesi afetini hazırlamada başrol oynamaktadır.

4- İklimin kurak özelliği yanında, yüksekliğinin (ortalama 1100 m. gibi) fazla oluşu; tarımsal üretimde esas unsurun hububat üretimi olmasına, aynı zamanda üretimin düşüklüğüne yol açmıştır.

5- Yemliha Barajı’nın faaliyete geçmesi ile birlikte Erkilet’in iklim ve yağış yapısında değişiklik olmuş , kış mevsiminde soğuklar 3-5 derece azalmış , yağmur yağışı miktarında artış olmuştur. Yaz mevsiminde ise havanın nem oranı artmıştır.

IV. Toprak Kabiliyeti ve Bitki Örtüsü

Belde, yakın çevresindeki arazi, toprak kabiliyeti açısından düşük niteliklidir. Bölgedeki bitki örtüsü de bu yapıya uyumlu bir örüntü/ doku sahibidir.
Kuzeydeki Erkilet Plâtosunda (III. Sınıf tarım toprağı) sulama olanağının olmaması nedeniyle hububat ziraatı yapılmaktadır. Meskûn alanın hemen güneyindeki bağlık kesim (II. sınıf tarım toprağı) bitki örtüsü açısından olağanüstü zengindir. Bağlarla kaplı arazi, sızıntı sularının oluşturduğu kaynaklarda sulanmakta, asırlık ceviz ve badem başta olmak üzere meyve ağaçlarıyla da üstten tarım toprağına sahip olduğundan kısıtlı miktarlarda ekilmekte, ekilen kısımda da hububat ziraatı yapılmaktadır. Bu kesimde verim çok düşüktür. Arazi irili-ufaklı taşlıklarla kaplı olup, bitki örtüsü tamamen çıplaktır. Bu arazinin batısında (karayolundan itibaren 300-400 m. batıda) III. sınıf tarım toprakları üzerinde, sulama olanaklarından da istifade edilerek, bağ-bahçe ziraatı ile ayçiçeği ile pancar gibi sanayi bitkileri üretilmekte, hayvancılık yapılmaktadır. Verimsiz ova kesiminin doğusunda Kumluk denilen mevkiide geniş parsellere sahip yerleşimler doğmuş, bu kesimde toprak kabiliyeti (VII. sınıf) nitelik açısından düşük olmasına rağmen iskân edilen arazi, yaşayan halk tarafından iyileştirilerek yeni bağlar kurulmaya başlanmış olup; bağcılıkla beraber bostan ziraatı de yapılmaktadır.

V. Mekânsal Gelişmenin Tarihçesi

Erkilet’in mekânsal gelişmesi (nüfusun durağanlığına paralel olarak) durağan bir yapıda gerçekleşmiştir. Mekânsal gelişme eğiliminin; mesken alanın kuzeyindeki kayalıklardan başlayarak tarih içinde güneye doğru indiği gözlenmiştir. Beldenin kurulduğu yıllarda; ilk yaşamın çoğunluğunun yapay mağaralarda başladığı sanılmaktadır. Nişancı Mehmet Paşa’nın vakfiyesi haline dönüşen Erkilet’in asıl mekânsal gelişmesi, Osmanlı döneminde (XVIII. yy. başlarında) başlamıştır. Bu dönemde elde edilen ayrıcalık ve özerklik; mevcut nüfusun güneye doğru yönelerek;daha iyi topografik koşullara sahip kesimlerde daha güzel konutlar inşa etmelerine; nüfusun çevre köylerden gelenlerle genişleyip büyümesine yol açmıştır. Bağlık alanların ve bağ evlerinin çekirdeğinin o yıllardan kalma olduğu bilinmektedir.
Kasabada 1960 yılından itibaren; meskûn alanın özellikle kuzey ucunda kaya düşmesi olayları görülmeye başlamıştır. Büyük ölçekli maddi hasara yol açmadan ve can kaybı ortaya çıkmadan bölge heyelan bölgesi ilan edilmiş, 1961-62 yılında zamanın Kayseri Valisi Sedat Tolga öncülüğünde imar faaliyetleri başlamıştır. 1966 yılında Erkilet’in Kadastrosu’nun yapılması ile bu çalışmalar daha da hız kazanmıştır. 1971 yılında İmar ve İskân Bakanlığı meskûn alanın kuzeyini bir band boyunca iskâna yasaklamıştır. Boşaltılması öngörülen meskûn alandaki nüfusun güneydeki ovaya yerleştirilmesi çalışmaları başlamış, güneyde Hacışirin mevkiinde geniş bir mer’a alanının imar planı yapılarak, arsaların büyük bölümü düşük fiyatlarla Erkiletlilere satılmıştır. Ancak 1980 yılına değin bu kesimde yapılaşma olmamıştır. Bunun üzerine İmar ve İskan Bakanlığı yine güneyde/ovada geniş bir kamu alanında 1981 yılında afetzedelere afet evleri adı altında binalar yapıp dağıtarak 100. Yıl Mahallesinin oluşmasını sağlamıştır. 100. Yıl Mahallesi Erkiletlilerce coşkuyla benimsenerek iskân edilmiş ve bundan sonra Hacışirin mevkiinde imar plânına sahip arsalar süratle dolmaya başlamıştır. Bu arada daha güneyde kooperatifler için geniş bir sahanın imar planı yapılarak iskana açılmıştır. Bu kesimde de çok sayıda kooperatif evleri yapılmış ve hala da kooperatif inşaatları devam etmektedir.
Sonuç olarak, mekânsal gelişmenin tarihçesini;
1- Kuruluş Dönemi (M.Ö. I. yy.- M.S. XVIII.yy.)
2- Erkilet Vakfiyesi ile Başlayan Dönem (XVIII yy.dan 1980’lere kadar)
3- Ovaya Geçiş Dönemi (1981 sonrası dönem) olmak üzere başlıca üç zaman aralığına ayırabiliriz. Beldenin kurulduğu çağlarda (M.Ö. I. yy.); yerleşme yeri seçilirken aranan en önemli ölçüt güvenli, yüksek, savunması kolay konumda yer bulunması idi. Erkilet’in ilk kuruluş yeri bu özelliğe sahipti. Aynı zamanda bazalt kayalıklara mağaralar oyularak barınma gereksinimi de kolaylıkla sağlanabiliyordu. İkinci dönem; XVIII. yy. başında Sadrazam Nişancı Mehmet Paşa Vakfiyesi haline gelen beldenin güneye doğru gelişerek bugünkü (eski) meskûn alan sınırlarına yaklaşmasını kapsar. 1981 yılından sonra kentin, 100. Yıl Mahallesi’nin (Afet evleri) kuruluşunun etkisiyle güneydeki ovaya sıçraması, üçüncü ve son dönemi oluşturur.
VI. Ulaşım
Erkilet’te ulaşım sadece karayolu ile yapılmaktadır. Kayseri İli çevre yolu güzergahı Erkilet’ten geçmektedir. Bu yolun belirli bir kısmı bitirilmiş , asfaltlaması dahi yapılmış olup yolun tamamının ve Erkilet Viyadüğü çalışmalarının da 2007 yılı sonuna kadar bitirilmesi planlanmıştır. Ayrıca Kayseri – Boğazlıyan – Yozgat yolu Erkilet’ten geçmekte olup 2004 yılı sonunda Yemliha Barajının faaliyete geçmesine kadar çalışmıştır. Yemliha Barajı faaliyete geçtikten sonra tarihi Çokgöz Köprüsü su altında kalmış , Boğazlıyan ile Kayseri ulaşımı kesilmiştir. Bu tarihi göç yolunun tekrar işlerlik kazanması için Erkilet Belediyesince baraj üzerinden feribot işletilmesi çalışmaları planlanmaktadır. Erkilet 9 km.lik asfalt devlet yolu ile il merkezine bağlanmıştır. 5216 Sayılı Büyükşehir Kanunu yürürlüğe girdikten sonra 01.01.2005 tarihinden itibaren Erkilet’in ulaşım hizmetleri de Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nce yürütülmektedir. Beldeden her gün 5.45 ile 00.00 saatleri arasında her 10 dk. da bir otobüs kalkmaktadır. Kentle ulaşım sorunsuz bir şekilde sağlanmaktadır.